

Kel bir adamın düzeni, yeni komşusunun taşınmasıyla beklenmedik biçimde bozulur. Çünkü karşısına çıkan bu adam, yüz hatlarından duruşuna kadar neredeyse onun aynısıdır; tek farkı ise gür saçlara sahip olmasıdır. Bu tuhaf benzerlik, adamın kendi hayatına ve kendisiyle ilgili kabullerine daha dikkatli bakmasına neden olur. Film, basit gibi görünen bu fikirden yola çıkmadan, kimlik, özgüven ve insanın kendini başkasıyla kıyaslama hâli üzerine sade ama rahatsız edici bir durum kuruyor. Yeni komşunun varlığı, adam için sadece garip bir tesadüf değil, günlük hayatını sarsan ve zihnini kurcalayan bir karşılaşma hâline gelir.