

Eleanor Canterville’in hayaleti, ailesine ait şatoya musallat olup orada yaşayan herkesi korkutmaya mahkûmdur. Sadık hizmetkârı Gwilherm de ona yardım eder ve ikisi, şatonun sakinlerini korkutmakta hiç güçlük çekmez. Ancak Paris’teki yaşamlarından uzaklaşmak isteyen Otis ailesinin şatoyu satın almasıyla Eleanor’un işi zorlaşır. Yeni ev sahipleri, onun alışık olduğu insanlara hiç benzemez. Yirmi birinci yüzyılın bu ailesini ne yaparsa yapsın korkutamamak Eleanor’u üzer. Üstelik çocuklar ondan çekinmek yerine kendisiyle alay ederken anne ve babaları olan bitenin farkına bile varmaz. Ailede Eleanor’un durumuna farklı yaklaşan tek kişi, on beş yaşındaki Virginia Otis olur. Hayaletin kaderinden etkilenen Virginia, onu şatoya ve bu göreve mahkûm eden lanetten kurtarmaya çalışır.