

Milan’ın işi aslında bellidir: Louis Randoni mahkemede ifade vermeden önce onu öldürmesi gerekir. Planını sessizce uygulamaya çalışırken aynı yeri paylaştığı François Pignon her şeyi karıştırır. Depresyondaki Pignon, tuvalet borusuna kendini asarak intihar etmeye kalkışır ve bu sırada Milan’ın odasını su basar. Böylece Milan, asıl hedefinden uzaklaşıp hiç hesapta olmayan sorunlarla uğraşmak zorunda kalır. Film, bir suç planının ortasına giren tuhaf ve yorucu bir oda arkadaşının yarattığı aksaklıklar üzerinden ilerler. Milan’ın soğukkanlı kalma çabasıyla Pignon’un dağınık ruh hali yan yana gelince, hikâye gerilimden çok kara mizaha yakın bir hava kazanır.