

Genç bir sirk sanatçısı, babasının koyduğu katı kuralların ve toplumun kendisinden beklediklerinin arasında sıkışıp kalmıştır. Hayatını başkalarının belirlediği sınırlar içinde sürdürürken kendi isteklerine pek yer bulamaz. Amerika’daki küçük bir kasabanın büyüsüne kapılması, alıştığı düzene başka türlü bakmasına neden olur. Kasabaya duyduğu ilgi, yalnızca bir yere kapılmanın ötesinde, yaşamıyla ilgili soruları da beraberinde getirir. Nasıl bir hayat istediği, hangi kuralları benimsediği ve çevresinin beklentilerine ne kadar yer vereceği üzerine düşünmek zorundadır artık. Sirk sanatçısı olarak sürdürdüğü yaşam da bu sorgulamanın dışında kalmaz. Küçük kasabanın çekiciliği, bugüne kadar kabul ettiği her şeyi yeniden değerlendirmesine neden olur.