

Hatice Muratova, Balkanlar’ın sarp dağları arasında, terk edilmiş bir köyde annesiyle birlikte yaşıyor. Geçimini sağlamak için yabani arılardan bal topluyor ama balın hepsini kendine ayırmıyor; arıların payını da onlara bırakıyor. Arılarla kurduğu bağ, bal toplamakla sınırlı değil. Onlarla konuşuyor, onlara şarkılar söylüyor. Bir gün köye yeni bir aile taşınıyor. Para kazanmak isteyen bu aile, Hatice’nin arılarına göz dikiyor. Hatice, bir yandan doğanın koşullarıyla baş etmeye çalışırken bir yandan da geçimini sağladığı arıları yeni komşularına karşı korumak zorunda kalıyor. Üstelik annesiyle yaşadığı bu uzak köyde bile kentteki piyasanın baskısından kaçamıyor. Arıların da payını gözeterek sürdürdüğü işini, para kazanma hırsının belirlediği koşullar altında devam ettirmeye uğraşıyor.