

Yirminci yüzyılın başında Polonyalı Yahudi bir aile, daha iyi bir gelecek kurmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eder. Geldikleri ülke, kendileri gibi yeni bir hayat arayanlar için vaat edilmiş topraklar olarak anılmaktadır. Aile de geleceğini artık Polonya’da değil, Amerika’da kurmaya çalışır. Ancak bu ülkeye yerleşmek, daha iyi bir yaşam için gösterdikleri çabanın yalnızca başlangıcıdır. Yeni hayatlarını kurma uğraşına çocukları da katılır; onların geleceği de ailenin göç ettiği bu ülkede şekillenecektir. Büyüklerin kendileri ve aileleri için sürdürdüğü çabanın yanında, çocuklar da Amerika’da kendi yaşamlarını kurmanın ve daha iyi koşullara ulaşmanın yollarını aramaya başlar.