

Başarılı avukat Lucy Kelson, George Wade’in şirketinde çalışırken patronunun bitmek bilmeyen istekleriyle ilgilenir. İş yükü arttıkça kendi hayatına ve kariyer hedeflerine yeterince zaman ayıramadığını fark eder. George’a karşı gizlediği ilgisine rağmen istifa etmeye karar verir. Şirkete girerken koyduğu hedeflere ulaşmış olması, ayrılma kararını onun için daha mantıklı hale getirir. Ancak Lucy’nin yerine işe alınan kadını görünce durum değişir. Yeni çalışanın George’la yakınlaşma ihtimali, Lucy’nin kararından şüphe duymasına neden olur. Bir yanda emek verdiği işi bırakma isteği, diğer yanda George’a karşı bastıramadığı duygular vardır. Lucy, gitmenin mi yoksa kalmanın mı daha zor olduğuna karar vermeye çalışır.