

1973’te Şili’de gerçekleşen askeri darbenin ardından genç Irena, ordunun baskısı altındaki ülkede yaşananlarla yüzleşir. Yanında, yaşayan bir azize olduğunu iddia eden, atılgan ve cesur araştırmacı fotoğrafçı Angelina vardır. İki kadın, şiddete başvurmaktan çekinmeyen askerlerle karşı karşıya gelir. Bu karşılaşmada Angelina’nın askerlerden birini aşağılaması, birliğin ona karşı harekete geçmesine neden olur. Askerler, kendilerine yapılan bu davranışın karşılığını vermek için Angelina’yı kaçırır. Irena için bu kaçırılma, ordunun elindeki gücü nasıl kötüye kullandığını doğrudan öğrendiği bir olay olur. Darbe sonrasında yaşanan baskı, artık onun uzaktan haberdar olduğu bir durum değildir. Angelina’ya yapılanlar, Irena’nın ülkesinde olup bitenlere bakışını değiştirir ve hayatında kalıcı bir iz bırakır.