
Lucy, ünlü isimlerin yanında çalışan, kriz anlarında soğukkanlılığını korumayı bilen başarılı bir kişisel asistandır. Programlar, kaprisler, son dakika istekleri ve küçük büyük aksilikler onun için gündelik işlerin parçasıdır. New York’a gelen Prens Rupert, düzenlenecek maskeli balo için Lucy ile çalışmaya başlayınca işler biraz karışır. Lucy başta bunu sadece yeni ve zorlu bir görev gibi görür; fakat prensin beklediğinden daha samimi, düşünceli ve yakın davranması aralarındaki mesafeyi yavaş yavaş azaltır. Film, gösterişli davet hazırlıklarının arasında gelişen bu yakınlaşmayı hafif romantik komedi tonuyla anlatıyor. Lucy’nin profesyonel kalma çabasıyla duygularını saklayamaması, hikâyeye keyifli ve tanıdık bir gerilim katıyor.