

Ali, annesi Nigar’la Tarlabaşı’nda yaşamaktadır. Doğu’daki köyleri boşaltılınca İstanbul’a yerleşen anne oğul, mahallelerinden de ayrılıp şehrin dışındaki yüksek beton binaların arasına taşınmak zorunda kalır. Bu değişiklik Nigar’ın durumunu daha da zorlaştırır. Komşularının köye döndüğüne inanan Nigar, sabahları evdeki eşyaları toplayarak geri dönmeye hazırlanır; bazı günler ise tek başına İstanbul sokaklarında kaybolur. Genç bir öğretmen olan Ali, annesini mutlu edebilmek için ona hediyeler alır, motoruyla her yere götürür ve Nigar’ın rüyalarında duyduğu şarkıyı bulmaya çalışır. Öte yandan kız arkadaşı Zeynep’in hamile olduğunu öğrenen Ali, baba olmaya hazır olmadığını düşünür. Annesinin hastalığı ve Zeynep’in hamileliği karşısında ne yapacağını bilemez.