

Müziğin her yeri kapladığı bir dünyada, genç bir kız onu duyma imkânından yoksun doğar. Hastalığının adı Amusia’dır; gerçektir ama neredeyse kimse bilmez, ona acı çektirir ama kimseyi inandıramaz. Çocukluğu, suçlamalara ve önyargılara karşı kendini savunmakla geçer; yalnızlık zamanla onu kaçmaya iter. Böylece kendini, şehrin kenarında unutulmuş, biraz rüya gibi duran küçük bir çevrede bulur. Burada, kendi yalnızlığıyla müzik sayesinde baş etmeye çalışan bir çocukla karşılaşır; çocuk, hayallerinin çürüyüp gitmesine engel olmaya uğraşmaktadır. Film, ilk bakışta birbirinden çok farklı görünen iki insanın aslında aynı yalnızlığın içinden geçtiğini fark etmesiyle şekillenen sade bir aşk anlatısı kuruyor. Müzik ise biri için eksiklik, diğeri için sığınak gibi duruyor.