

Cüneyt ile Bahar Bahtiyaroğlu, otuzlu yaşlarının sonuna yaklaşan, sekiz yıldır evli bir çifttir. Cüneyt bir lisede tarih öğretmeni olarak görev yaparken, Bahar’ın işi bir vergi dairesindeki memurluktur. İkisi de çocuk sahibi olmak ister, ancak doğal yollarla anne baba olmaları mümkün olmayınca sonunda evlat edinmeye karar verirler. Yine de onlar için mesele yalnızca ailelerine bir çocuğun katılması değildir; gelecekte bu çocuğun kendileriyle kuracağı bağa dair de bir beklentileri vardır. Evlat edinecekleri çocuğun, ilerleyen yıllarda onları sadece kendisini büyüten kişiler olarak görmesini değil, biyolojik annesi ve babası olarak da sevmesini ve benimsemesini isterler.