

Mia, genç ve işsiz annesiyle küçük kardeşinin yaşadığı sosyal konutta büyür. Dar gelirli ailelerin çevrelediği bu ortamda okuldan atılmış, yakın arkadaşı olmayan genç kız kendini çoğu zaman yalnız hisseder. Kadınlığını saklamaya çalışsa da kendi içinde kadınsı hayaller kurar. Kardeşiyle konuşurken küfürlü bir dil kullansa bile aralarındaki bağın ve sevgisinin ifadesi çoğu kez bu sözlerdir. Mia’nın kendini rahatlatabildiği tek şey dans etmektir. Annesinin bir gün eve yeni sevgilisini getirmesi, evdeki dengeleri değiştirir. Şefkat görmeye büyük ihtiyaç duyan Mia, olgun adamın kendisine gösterdiği yakınlıktan derinden etkilenir.