

Muzaffer İnan ölüm döşeğindedir ve bakımını gazeteci oğlu Kemal üstlenmiştir. Babalarıyla geçirecekleri son gece olabileceği düşüncesiyle Kemal, kendi hayat mücadeleleri içinde birbirinden uzaklaşmış ağabeyleri Metin ve Aziz’i, bir de ablası Selma’yı eve çağırır. Kardeşler bu çağrı üzerine bir araya gelir, ancak Aziz kapıdan içeri girmez. Büyük ağabeyiyle küs olduğu için yakınlardaki bir kahvede kalıp evden gelecek haberi beklemeyi seçer. Evde toplananların geliş nedeni babalarının durumu olsa da sohbet kısa sürede mirasın nasıl paylaşılacağına kayar. Paylaşım konuşulurken geçmişte kalan anlaşmazlıklar da yeniden gündeme gelir. Eski hesapların açılmasıyla kardeşler arasındaki tartışma giderek sertleşir. Tam bu sırada kapının zili çalar ve evde yaşananların seyri bir anda değişir.