

1503’te Katolik Kilisesi’nin başına geçen Papa II. Julius, Roma’ya ordusuyla döndüğünde hem İtalyan şehir devletleriyle hem de Fransa’yla süren mücadelelerin içindedir. Savaşçı kimliğinin yanı sıra sanat ve bilime ilgi duyan Papa, kenti yeniden şekillendirmek için çevresine mimarlar, bilim insanları ve sanatçılar toplar. Yeni yapılar ve sanat eserleri için peş peşe emirler verir. Dönemin tanınmış heykeltıraşı Michelangelo’dan ise Sistine Şapeli’nin tavanına büyük bir dinî fresk yapmasını ister. Michelangelo kendisini ressamdan çok heykeltıraş olarak gördüğü için bu göreve sıcak bakmaz ve Papa’nın ısrarına karşı çıkar. Kabul etmemek için İstanbul’a giderek Osmanlı Sultanı adına Haliç Köprüsü projesinde çalışmayı düşünür. Hatta bu iş için Sultan’dan kaparo almıştır.