

Arnavutluk açıklarında bir geminin batması, kısa sürede sıradan bir deniz kazası olmaktan çıkar. Çünkü gemide, Polaris nükleer denizaltılarının kontrolünü sağlayabilen ATAC adlı çok kritik bir sistem vardır. Bu durum, büyük devletlerin bölgeye olan ilgisini artırır. İngilizler adına arama çalışmalarına katılan James Bond, ilk bakışta yardımsever ve güler yüzlü görünen armatör Kristatos’tan kuşkulanmaya başlar. Zaman geçtikçe aramalar daha karmaşık hale gelir, taraflar arasındaki tansiyon da yükselir. Bond bu süreçte, ailesinin ölümünden Kristatos’u sorumlu tutan Melina Havelock ile tanışır. Melina’nın desteğiyle Bond, ATAC cihazının yanlış ellere geçmesini engellemek için Kristatos’a karşı tehlikeli bir mücadeleye girer. Film, casusluk gerilimini kişisel hesaplaşmayla bir araya getiriyor.