

Uluslararası Özel Kuvvetler Birimi’nde görev yapan bir kadın, insanlığın sonunun yaklaştığına dair bir önsezi yaşar. Sezdiği tehlike, yalnızca kendi hayatını ya da bağlı olduğu birimdeki insanları ilgilendiren bir durumla sınırlı değildir. Bütün insanlığın varlığını tehdit eden bir son söz konusudur. Üstelik bu son, uzak bir gelecekte değil, çok yakında gerçekleşecek gibidir. Kadının sezgisi, henüz yaşanmamış bir felakete işaret etmiştir; yaklaşan sonun bilgisi ona bir önsezi olarak ulaşmıştır. Uluslararası bir özel kuvvetler biriminin üyesi olan bu kadının karşı karşıya kaldığı şey, tek bir kişinin değil, herkesin geleceğini ilgilendiren, insanlığın artık var olmayacağı bir sona ilişkin sezgidir.