

2000'li yılların başında Toroslar'da yaşayan bir avuç köylü kadın, bir araya gelerek kendi tiyatro topluluklarını kurar. Arslanköy Tiyatro Ekibi adını verdikleri bu toplulukta, kendi yaşamlarından beslenen oyunları sahneye taşımaya başlarlar. Tiyatro yapmak, oyunlarında anlattıkları hayatlarını da değiştirir; kadınlar artık yalnızca kendi yaşadıklarıyla sınırlı kalmayan bir oyun üzerinde çalışacaktır. Bu kez seçtikleri eser, Shakespeare'in Kral Lear oyunudur. Kadınların amacı, bu oyunu Toroslar'ın ücra dağ köylerine götürüp oralarda sahnelemektir. Bunun için suyun bile güçlükle ulaştığı köylere gitmek üzere hazırlanan ekip, tiyatroyu da aynı uzak noktalara taşımaya girişir. Köy köy oyun sergilemek için çıktıkları bu süreçte, kadınların kendi dünyalarıyla Kral Lear'ın dünyası iç içe geçer.