

Vecihi Hürkuş, henüz 16 yaşındayken uçma sevdasının peşinden gitmeye başlar ve hayatını havacılığa göre şekillendirir. I. Dünya Savaşı’nda pilot olarak görev alır; düşman uçağı düşüren ilk Türk pilot olma unvanını kazanır. Askerî havacılık geçmişinde yalnızca bu savaş yoktur, Kurtuluş Savaşı sırasında da kendisine verilen görevleri yerine getirir. Vecihi’nin uçmaya olan ilgisi, uçak kullanmakla sınırlı kalmaz; kendi uçaklarını üretmek de hayatını adadığı işlerden biri olur. Havacılığın bir başka alanında ise yeni pilotların yetişmesi için çalışır, yaşamının önemli bir bölümünü onların eğitimine ayırır. Böylece pilotluk, uçak üretimi ve pilot eğitimi, Vecihi Hürkuş’un hayatındaki başlıca uğraşlar olur.