

2154 yılında geçen film, sınıf ayrımının artık gezegen sınırlarını bile aştığı karanlık bir gelecek tasviri sunuyor. Dünya’da yaşam koşulları giderek sertleşmiş, kalabalık ve yoksulluk günlük hayatın parçası hâline gelmiştir. Buna karşılık en zengin insanlar, gezegenin dışında kurulmuş son derece gelişmiş ve korunaklı özel bir uzay istasyonunda yaşamayı seçer. Bu keskin ayrım, hikâyenin gerilimini de belirleyen ana unsur olur. Elysium Yeni Cennet, bilim kurgu dekorunu yalnızca görsel bir arka plan olarak kullanmıyor; adaletsizlik, ayrıcalık ve hayatta kalma meselesi üzerine de düşündürüyor. Sert atmosferi ve distopik yapısıyla, geleceğe dair rahatsız edici ama tanıdık gelen bir tablo çiziyor.