

National Geographic Kaşifi Max Lowe, babasının ölümünden on yedi yıl sonra cesedinin bulunması üzerine kamerasını kendi ailesine çeviriyor. Babasının yıllar önceki ölümü, aradan geçen bu uzun sürenin ardından bedeninin ortaya çıkmasıyla yeniden ailenin gündemine geliyor. Max bu kez kamerasının arkasında yalnızca bir kaşif olarak değil, babasını kaybetmiş bir evlat olarak da bulunuyor. Objektifini yönelttiği kişiler, uzaktan tanıdığı insanlar değil, geçmişini paylaştığı kendi aile üyeleri. Babasının ölümünü ve yıllar sonra yaşanan bu gelişmeyi kayda alırken, kendisinin de parçası olduğu bir ailenin hikâyesini, dışarıdan birinin bakışıyla değil, doğrudan o ailenin içinden biri olarak aktarıyor.