

Yozlaşmış bir müdürün yönettiği cezaevinde, bazı mahkûmların ölümleri sahnelenir ve bu kişiler gerçekte hayatta oldukları hâlde ölmüş gibi gösterilir. Bu işi düzenleyen kişinin amacı, söz konusu hükümlüleri daha sonra suikastlarda kullanmaktır. Mahkûmlar için kurulan bu düzen, onlara özgürlük sağlamak amacı taşımaz; kendilerine biçilen rol, gerektiğinde gözden çıkarılabilecek tetikçiler olarak kullanılmaktır. Cezaevindeki yolsuzluğu araştırmak üzere bir polis memuru içeri gönderilir. Ondan beklenen, yalnızca burada neler yaşandığını öğrenmesi değil, yolsuzluğa ilişkin somut kanıtlar toplamasıdır. Memur, görevini yozlaşmış müdürün idaresindeki cezaevinin içinde, mahkûmların başka amaçlar uğruna kullanıldığı bu ortamda yürütmek ve araştırması için gereken bilgileri doğrudan içeriden edinmek zorundadır.